Ö Z  O R M A N - İ Ş  S E N D İ K A S I
 
ANA SAYFA
BAŞKANDAN
YÖNETİM KURULU
TARİHÇE
TEŞKİLATIMIZ
MEDYADA ÖZ ORMAN-İŞ
HABERLER
DUYURULAR
SİZDEN HABERLER
EĞİTİM
DAĞARCIK
OKUMA ODASI
ÖNEMLİ BAĞLANTILAR
İLETİŞİM

    ANA SAYFAYA DÖN /  DAĞARCIK

İŞ KAZASI OLAYI NEDİR?

Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için, işçinin işveren yanında sözlü veya yazılı olarak hizmet akdiyle çalışmaya başlaması yeterlidir. Hizmet akdinin unsurları ise zaman, belli bir ücret ve işverene bağımlı olarak çalışmaktır.

Başka bir ifadeyle iş kazası, işçiyi işveren yanında çalıştığı sırada veya çalışması bittikten sonra vücudunun her hangi bir yerinde veya ruhsal durumunda yaptığı iş yüzünden ve bu iş dolayısıyla sakatlık, arıza, noksanlık, yaralanma ya da ölüm meydana getiren bir olaydır.

İş kazası olaylarını 506 ve 5510 sayılı Kanunlara göre ayrı ayrı incelemek gerekir.

İşveren tarafından yapılan, yaptırılan, yürütülen herhangi bir iş kısa süreli olsa dahi işçi yaralanır veya ölürse, bu da bir iş kazası sayılmaktadır. Mesela Orman İdaresince ağaç dikme, kesme, istif, tasnif işleri yaptırılırken ya da ormana traktörle görevli gidip gelirken işçi yaralansa veya ölse bu bir iş kazasıdır. Çünkü olay ile sigortalının uğradığı zarar arasında illiyet rabıtası (uygun neden-sonuç ) vardır. Yani akşam mesai dönüşü işverenin verdiği o görev dolayısıyla kaza meydana gelmektedir. İhtilaf halinde şahitler dinlenilerek sonuca gidilir. Akşam mesai bitiminde ormanda görevi dolayısıyla evine dönerken meydana gelen kaza iş kazasıdır. Kaldı ki çalışan işçi henüz senelik izne ayrılmamıştır. Olay senelik izindeki bir kaza olmadığı gibi, verilen iş ve görev ile sigortalı işçide meydana gelen arıza arasında illiyet bağı vardır. Yani o görevden dolayı eve dönerken kaza meydana gelmiş, işçi yaralanmış veya ölmüştür. Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurulduğu takdirde hemen sürekli iş göremezlik geliri ya da ölüm geliri bağlanır.

Burada şunu önemle belirtmekte fayda vardır. İş kazasından ölüm geliri veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi ve diğer tüm sağlık yardımlarından yararlanabilmek için işçinin ölmeden veya yaralanmadan önce belli bir süre yani 30 gün, 90 gün veya 120 gün gibi Sosyal Sigortalar Kurumuna yahut Sosyal Güvenlik Kurumuna önceden prim yatırma ve bordro ile bildirge verme ve belli bir süre para ödeme şartı yoktur.

 

Av. Muharrem ÖZKAYA

Öz Orman-İş Sendikası

Hukuk Müşaviri

 

 

SİGORTALI KADINLAR İÇİN DOĞUM NEDENİYLE ERKEN EMEKLİLİK NEDİR?

1-      Bugünlerde kamuoyunu meşgul eden; doğum nedeniyle borçlanarak erken emeklilik hakkı, 5510 Sayılı Kanundan sonra çıkartılan yeni bir kanun değişikliği değildir.

2-      5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 41. maddesiyle sigortalı kadınlara verilen erken emeklilik hakkıdır. Sigorta tescili mevcut olan kadın işçiye her çocuk için ikişer yıldan toplam en fazla 4 yıl borçlanıp erken emekli olabilme hakkı veren bir Sosyal Güvenlik Kurumu TEBLİĞ değişikliğidir.

3-      Ancak 5510 Sayılı Kanunun 41. madde uygulamasının 28.09.2008 ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu ‘TEBLİĞİ’ni Kanuna ters bulan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 25.02.2010 tarihli 2009/8312 Esas ve 2010/2516 sayılı kararıyla söz konusu tebliğin aksine sigortalı kadın lehine BOZMA kararı vermiştir. Bozma kararı işten çıkan kadının işi bırakma tarihinden sonraki 300 gün içinde doğum yapma şartını ve sigortalı olarak ilk defa işe başladığı tarihten sonraki doğumları borçlanabilme zorunluluğunu kaldırmıştır.

4-      Bu defa Sosyal Güvenlik Kurumu; Yargıtay kararlarına ters düşmemek için 28.09.2008 tarihli Resmi Gazete’deki tebliğini iptal ederek, 1 Temmuz 2010 tarih ve 27628 sayılı Resmi Gazete’deki YENİ TEBLİĞ’ini yayınlamıştır. İşte bu sebeple gündeme girmiştir.

5-      1 Temmuz 2010 tarihli yeni tebliğe göre; Sigortaya tescil tarihinden evvel 2 defa doğum yapmış olan kadına her çocuk için ikişer yıldan toplam 4 yıl borçlanma hakkı tanıyarak, sigortalılık tescil ve başlangıç tarihini 4 yıl daha geriye çekmiştir. Yani ilk defa çalışmaya 1990’da başlamış olsa bile, borçlanınca 1986’da işe başlamış sayılmaktadır. Sigortalılık başlangıcı da 1986 olmaktadır.

6-      Ayrıca sigortaya tescilli kadının çocuk doğumunun; işi bıraktıktan sonraki 300 gün içinde yapmış olma şartını da yeni tebliğ kaldırmıştır. Yani işçi kadın sigortalılığa başlamadan ne kadar zaman önce doğum yaparsa yapsın en yakın Sosyal Güvenlik Merkezine başvurup borçlanma ve 4 yıl erken emekli olma şansına sahiptir. İki çocuğun sadece bir tanesini de borçlanabilir. O zaman iki yıl daha önce emekli olur. Tek çocuk için borçlanmak isterse prim toplamına 720 gün eklenir. İki çocuk için borçlanmak isterse 1.440 gün ilave edilir.

7-      Hangi ücretten ve kazanç miktarından borçlanmak istiyorsa, işçi kadın 5510 Sayılı Kanunun 82. maddesine göre ödeyeceği bedeli kendisi tespit edecektir. İsterse tavandan ödeyebilir. İsterse asgari ücret üzerinden ödeyebilir. Eğer asgari ücretten borçlanmak istiyorsa, asgari ücretin % 32 oranı 243,36 TL tutmaktadır. Aylık 243,36 TL’den toplam 4 yıl için 11.681,28 TL ödeyecektir.

8-      Borçlanma başvurusu en yakın Sosyal Güvenlik merkezine bizzat yapılacaktır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun başvuruyu kabul yazısının tebliği işçi kadına iadeli taahhütlü olarak gönderilecektir. Tebliğ tarihinden itibaren bir ay için de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun gösterdiği yere borçlanma bedeli yatırılıp ödenecektir.

9-      Borçlanma bedelini ödedikten sonra, tescil tarihi 4 yıl daha geriden başlamış olacağı ve prim toplamına da 1.440 gün ilave edileceği için hem 4 yıl öncesinden işçi kadına emeklilik hakkı doğmuş olacak hem de prim gün sayısı artacaktır.

         Mesela; doğum borçlanması yapan işçi kadın 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 81. maddesinin (A) bendine girdiği taktirde 4447 sayılı Kanundan önceki hükümler uygulanacak ve 08.09.1999 tarihinde 18 yıllık süresini doldurduğu için 5000 gün primi de varsa kademeli yaş şartına tabi olmaktan kurtulacaktır. Yani 20 yılı ve 5000 günü tamamladığı anda yaş haddini beklemeden emekli olabilme hakkını elde edecektir.

         Diyelim ki doğum borçlanması yapmadan evvel geçici 81. maddenin (e) bendine göre 14 (dahil) yıldan fazla, 15 yıldan az sigortalılık hizmet süresi olan bir kadın normalde 44 yaşını, 20 yıllık süreyi ve 5225 gün primi tamamlayarak emekli olmayı beklemek zorunda iken, 4 yılını borçlandığı taktirde 40 yaşında 5000 gün prim ve 20 yıllık sigortalılık hizmet süresi üzerinden 23.05.2002 tarihli 4759 sayılı kanunla değişik geçici 81/B-a bendine göre emeklilik hakkına kavuşacaktır.

             Ayrıca borçlanmadan evvelki prim toplamı 1440 gün eksik çıkıyorsa onu tamamlamış olacaktır. Şöyle ki; önceki 14 yıllık sigortalılık hizmet süresi içinde 3560 gün primi yatırılmış, ödenmiş ise, bu borçlanma ile beraber 5000 prim gününe tamamlanmış olacak ayrıca 14 yıllık sigortalılık hizmet süresi de 18 yılını doldurmuş olacaktır. 40 yaşını 20 yıllık süreyi bitirdiği ve prim toplamı da 5000 güne ulaşacağı için emeklilik hakkı doğacaktır. Başka bir ifadeyle, 4 yılını borçlanan sigortalı işçi kadın 506 sayılı kanunun geçici 81. maddesindeki (e) bendi şartlarından, geçici 81/B/a şartlarına atlayarak geçiş yapma durumuna gelecektir.

    Özetle; çocuk sağ doğmak şartıyla kadının sigortaya tescilinden evvelki tarihlerde yaptığı iki doğum için borçlanma süresi 4 yıl geriye götürülerek geçici 81. maddenin iki sonraki bendinden daha önceki diğer bendine atlama ve geçiş yapma hakkı tanıyacaktır. Eğer tek çocuk için borçlanma yapılırsa hem 720 gün prim sayısı çoğalacak hem de 2 yıl sigortalılık başlangıcı geriye götürülecektir. Ayrıca sonraki bentlerden bir önceki bendin şartlarına geçiş şansını da elde edecektir.

10-   Başka bir anlatımla; tıpkı erkek sigortalıların askerlik hizmetini sigorta tescilini yaptırmadan evvel yerine getirmiş ve bu süreyi borçlanmışsa hem prim toplamına hem de sigortalılık hizmet süresine ilave edilmesine benzer doğum borçlanmalarında da yeni bir hak türü kazanılmış olmaktadır.

 

Av. Muharrem ÖZKAYA

Öz Orman-İş Sendikası

Hukuk Müşaviri

 

 

  HABERLER
İLAVE TEDİYELER 7 EYLÜL ve 12 KASIM’DA
TOPLU SÖZLEŞME COŞKUSU
ASLAN: “TİS İLE MAĞDURİYETLERİ GİDERDİK”
TÜHİS GENEL SEKRETERİ ÇİÇEK: “VEREBİLECEĞİMİZİN AZAMİSİNİ VERDİK”
ORMAN GENEL MÜDÜRÜ KAHVECİ: “İŞÇİMİZ, ALDIĞI HER KURUŞU HAK EDİYOR”
BAŞBAKAN YARDIMCISI ÇİÇEK: “SÖZLEŞMENİZ BAYRAMINIZ OLSUN”
DEVLET BAKANI YAZCI: “SİZİN İÇİN KOŞUYORUZ”
SALİM USLU: “ANANIZIN AK SÜTÜ GİBİ HELAL”
TİS HAYIRLI OLSUN
SÖZLEŞME MÜZAKEREMİZ BAŞLADI